Google
Pardus... Özgürlük İçin...

Cuma, Mayıs 18, 2007

Uzaklara Dokunmak Senin Kokunda ... ( şimdi uzaktan seviyorum )



Uzaklara dokunmak senin kokunda . Hani sahile birlikte koştuğumuz yaz sabahları yokmu aynı onlar gibi. Güneşin doğuşunu ilk izleyebilmek için birbirimizi ektiğimiz çakıllı sahil yolu.

Güneşin doğuşunu izlemek güzeldi senle.. Baksana daha cocukken sevmişim ben güneşin doğuşunu , sarısını , kızıllığını , suya inat ıslanmadan göz kırpan güneş kardeşi ....

Belkide Karanlığa inat Hala hep aynı saatte aynı sahilde bizlere gülümseyen Güneşi sevmişiz biz birtanem. Hiç aksatmayışı bizi daha da hırslandırırdı hani..

Bazen üzüm salkımların kokusu gelirdi sahil yolunun çakılları arasından. Çalmazdık Bağ bozumu gelsin yeriz derdik ama Göz hakkı işte Dayanamazdı. Ben çalardım Sen yerdin ... Bana kalmaz bende olsun canım çekmiyor derdim ....
Oysa sana bakmak varken cocukken bile gözlerine bakmakk doyasıya ... aynı güneşin doğuşundaki gibi hiç batmıyacakmış gibi gözümü kırpmadan sana bakmak ....

Sen olmak sonunda .... Egenin kokusu bize işlemiş Küçük .. Küçük dedimde kızardın . Sende bana inat abi derdin . Ben cok kötü olurdum. Severken , Özlerken , Hissederken ... Abi olmam ben :) ....

Şimdi gene aynı yerden güneş doğuyor . Sahil yolu çakıllı değil artık ; yeni asfalt dökmüşler.. Aynı kalan birşeyler hala var.
Aradan birkaç adım yıllar geçsede ... Ben Hala aynı sahilde Senleyim ...

Şimdi Uzaktan Seviyorum Seni ... Bir türlü gözlerine bakıpta söylememiştim . Geçsede yıllar , gitsende bu diyardan soluksuz , ıssız ....
Haykırıyorum işte Güneş Kardeş , Çoookkk Seviyorum... Seviyorum.... Hemde Çok....
Bizimkisi bende kaldı .. Belkide oda sevdi beni.. Mechul ... Ama bu içimdeki bana acı versede . Hayata bağlıyor be Güneş kardeş.... Varsın bilmesin Ey sahil ... Varsın bilmesin Ey yüreğim ... Ben onu çok seviyorum......

Şimdi Uzaktan seviyorum .... Kaybolup giden güneş gibi akşam sefasının üstünden Seninde gidip kaybolacağını bile bile ... Geceye İnat Seni bekliyorum .
Biliyorum çünkü gene sabah olacak , aynı sahilde aynı yürek umudu doğacak ... Belkide ....
Belkisi yok işte ....

Şimdi Uzaktan Seviyorum.. Sebebsiz, Düşünmeden , yargılamadan .....

***
eray akdogan
18.05.07

Çarşamba, Şubat 28, 2007

Irakta Bir Savaş olmuş Anne , Haberin var mı ?



                                 
                                       
                            
                   
                            IRAKTA BİR SAVAŞ OLMUŞ ANNE HABERİN VAR MI ?


Salı, Şubat 20, 2007

Özlemek ...



Birden özleyiveriyorsunuz...
Çoktan unuttuğunuzu sandığınız
ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.

Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü,
siz çarşaflarınızın arasında,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattığınızı sandığınız bir anda,
usulca ruhunuza sokulup,
sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz.
Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi...




Özlemek, o yakıcı istek,
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğiniz ise çok uzaklarda...
Yanında olmasını istediğiniz halde
yanınızda olmayan bir tek kişi,
yanınıza bile yaklaşmadan,
hatta onu özlediğinizden
ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan,
bütün hayatı,
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor...

Ahmet ALTAN

Pazartesi, Şubat 19, 2007

Karlı Bir Gecede Dostu Uyandırmak ...



Benim adım insanların hizasına yazılmıştır.
Hergün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu.
Keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olsaydım
ölüm ve acılar çatsaydı beni
düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı.
Anmaya gücüm yetseydi de konuşsaydım
diri-gergin kasları konuşsaydım
'Kardeşler! ' deseydim 'Kardeşlerim! '
'Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
'Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
Bakın yaklaşıyor...'



yazık, şairler kadar cesur değilim
çocukların üşüdükleri anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan
gövdem kuduz yarasalarla birazcık yatışıyor.

Benim gövdem yıllar boyu sevmekle tarazlandı
öyle bir çalımlarla gecenin çitlerinden atlardım
bir güneş sayardım kendimi denizin karşısında
çünkü çam kokularına sürtünüp ağırlaşan ruhların
inanmazdım dosyalara sığacağına
gittikçe ışıldardım dükkanlar kararırken
hüznün o beyaz etrafına sakallarım batardı.

Benim adım bilinen bütün cevapların üstüne mühürlenmiş
ellerim tütsülenmiş
evlerin yeni yıkanmış serin taşlıklarında
dirgenler, bakraçlar, tornavidalar
bende kül, bende kanat, bende gizem bırakmadılar
ve içinden bir baş ağrısı gibi çınlamaktansa
gövdem açık bir hedef kılındı belâlara.




Ve bu yüzden yakışıksız oluyor
insanları hummalı baharlar olarak tanımlamak
ve bu yüzden göğsümde dakikalar
ince parmaklar halinde geziniyor
konvoylar geçiyor meşelikler arasından
bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına
ölümden anlayanı ciddi bir yaprak
unutulacak diyorum, iyice unutulsun
neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı
karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak.


İsmet ÖZEL

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım


Free Hit Counter